Hapishane Mahkûmlarının Testislerini Alan Tuhaf Doktor

William Butler Yeats ve Sigmund Freud gibi seçkinlerin de geçirdiği “testis gençleştirme operasyonu”, mahkûmları istekleri dışında kısır bırakmıştı. Bazıları ise daha sağlıklı olacaklarına inandırılarak operasyon geçirmeye gönüllü oluyordu.

40 yıl boyunca hapishanelerin duvarları ardında binlerce insanın üzerinde uygulanmıştı. Dr. Stanley, başka hastalıkları da iyileştirme adı altında bir dizi farklı operasyon daha uygulayarak pek çok mahkûmun hayatıyla oynamıştı.

Amerika’nın testis cerrahisi konusunda önde gelen ismi: Leo Stanley

Testis cerrahisi uzmanı Leo Stanley, San Quentin Hapishanesi’nde çalışıyordu. Testis nakillerinin başlamasından bu yana geçen süre içinde adını duyurmuştu.

Erkeklere hayvan testisleri yerleştirmeyi deniyordu ama insandan insana nakli daha çok tercih ediliyordu.  20 yıl boyunca, San Quentin Eyalet Hapishanesi’nin duvarları içinde 10.000’den fazla testiküler implant uygulayacaktı.

Genellikle, siyahi insanların testislerini alıp beyazlara yerleştiriyordu.

Hayatının ilerleyen dönemlerinde Leo Stanley, ülkedeki en önde gelen hapishane doktoru olarak tanınıyordu. San Quentin’e geldikten sonra, mahkûmlar arasında ırk ayrımcılığının olmamasından rahatsız olduğunu şu sözlerle belirtti: “Beyazlar, zenciler ve Kızılderililer burada gelişigüzel bir şekilde bir araya geldiler.”

Ayrıca, testislerini aldığı çoğu erkek siyahiyken testislerin yerleştirildiği birçok erkek beyaz kökenliydi.

Çıkarılan yasada, mahkûmların ve akıl hastalarının izinsiz kısırlaştırılmasına karar verildi.

1909’da Kaliforniya, “toplum için uygun olmadığı” düşünülen mahkûmların ve akıl hastanesi hastalarının kısırlaştırılmasına izin veren bir yasayı kabul etti. 

Stanley, mahkûmların en az %20’sinin “akılsız” olduğuna inanıyordu ve yasal olarak izin verilenden daha fazla mahkûmu kısırlaştıramayacağından yakınıyordu.

“Çocuk yapmanızı engeller ancak diğer zevklerinize engel olmaz.”

Zorla ameliyat edemediklerini ikna etmeye çalışan Stanley, ameliyatın cinsel yolla bulaşan bazı hastalıkları önleyeceğini iddia ediyordu. 1935’te hapishane avlusuna astığı, ameliyatın faydalarını anlatan afişte “Bu basit ameliyat, erkeğin çocuk yapmasını engeller ancak diğer zevklerine engel olmaz.” gibi sözler yazıyordu.

Gönüllü olan birçok kişi, bunun onları daha sağlıklı yapacağını düşündü. Yirmi yıl içinde 600 mahkûm kısırlaştırıldı. Çok daha fazlası, diğer Kaliforniya hapishanelerinde yapılmıştı.

Mahkûmların tiroitlerini alarak onları daha uysal yaptığını düşünüyordu.

“Suça sebep olan, hastalıktır.” düşüncesiyle hareket eden Stanley, katillerin tiroitlerinin fazla gelişmiş iken sahtekarların hipofiz bezlerinin az gelişmiş olduğuna inanıyordu. Hapishanedeki bazı erkeklerin tiroitlerini alarak onları uysal hâle getirdiğini iddia ediyordu.

Testis aşılama yöntemi, Freud ve Yeats gibi seçkinlerde de uygulanmıştı.

Aslında, 1800’lerin sonlarından beri, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki doktorlar; canlılığı artırmak, yaşlanmayı tersine çevirmek ve iktidarsız erkekleri erkeksi kılmak umuduyla erkeklere (bazen de kadınlara) testis aşılıyorlardı. 

Ayrıca cinsel performansı desteklemek için vazektomi (sperm kanallarının kesilmesi işlemi) kullanmayı deniyorlardı. Hatta bu uygulama, Avrupalı seçkinler arasında modaydı. William Butler Yeats ve Sigmund Freud da “gençleştirme” ameliyatları geçirmişti.

Doktor Stanley, hayvanların testislerini insanlara yerleştiriyordu!

Stanley’nin tercih ettiği iki testis aşılama yöntemi vardı. İlki, idam edilen mahkûmlardan ya da keçi, yaban domuzu, koç ya da geyikten testis alıp alıcının testislerine koymaktı. Böylece vücudun, testosteronu emerek donörün azalan hormonlarını artıracağına inanıyordu.

Ancak Stanley, bu yöntemin her zaman işe yaramadığını kabul etti ve bunun yerine başka bir yöntem geliştirdi. Donör testislerini alıp onları bir macun hâline getirdikten sonra karışımı alıcının karnına enjekte ediyordu. Ayrıca bu yöntemin akne, astım ve depresyonu iyileştirdiğini düşünüyordu.

Savaş başladığında göreve gidince her şey değişmişti.

II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden sonra Stanley, donanma doktoru olarak hizmet etmek için San Quentin’den ayrıldı. Döndüğünde ise bıraktığı dünya çok farklıydı.

San Quentin, Kaliforniya Islah Departmanı’nın kontrolü altındaydı ve Stanley’nin yöntemleri ortadan kalkmak üzereydi. San Quentin’de birkaç yıl daha kaldı ve 1951’de Marin’deki özel muayenehanesinde emekli oldu.

Kendisine de aynı uygulamayı yaptı ve çocuk sahibi olmadan hayatını kaybetti.

San Quentin doktoru olarak geçirdiği yaklaşık 40 yıl boyunca; 10.000 mahkûma, doktor arkadaşlarına ve ara sıra sivillere testis gençleştirme operasyonu uygulamıştı.

Bir noktada, Stanley’nin kendisi de “gençleştirme tedavisi” gördü ancak tam bir testis nakli kadar ağır bir şey değildi. Bunun yerine, ömrünü uzatacağını umarak vazektomi yaptırdı ve 90 yaşında çocuksuz öldü.

Kaynaklar: SFGATE, California Department of Corrections and Rehabilitation, Please Kill Me

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir